İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri Ali Laricani'nin kaleme aldığı mesajda şu ifadelere yer verildi:
"1- İran, müzakereler sırasında ABD ile Siyonist rejimin ortak saldırısına maruz kaldı. Saldırıda İslam Devrimi Lideri Seyyid Ali Hamaney, askeri komutanlar ve siviller şehit edildi. Bunun üzerine düşmanlar İranlıların ulusal ve İslami direnişiyle karşılaştılar.
2- Biliyorsunuz ki nadir istisnalar dışında (o da siyasi düzeyde) hiçbir İslam ülkesi İran halkına yardım etmedi? Ancak İran milleti güçlü iradesiyle düşmanı püskürttü. Öyle ki bugün düşman bu stratejik çıkmazdan nasıl kurtulacağını bilmiyor.
3- İran, Büyük Şeytan ve Küçük Şeytan'a (ABD ve İsrail) karşı direniş yoluna devam ediyor, ancak İslam devletlerinin tavrı, Peygamber Efendimiz'in (s.a.v) "Bir Müslüman'ın yardım çağrısına icabet etmezseniz, sizden olmaz." hadisiyle çelişmiyor mu? Bu nasıl bir Müslümanlıktır?!
4- Bazı İslam ülkeleri daha ileri giderek, İran ABD’nin üslerini ve Amerika ile İsrail'in çıkarlarını o ülkelerde hedef aldığı için İran bizim düşmanımızdır dediler! Tahran, Amerika'nın sizin ülkelerinizdeki üslerden İran'a saldırılmasına karşı eli kolu bağlı mı durmalı?! Onlar bahane üretiyorlar; bugünkü savaşın bir tarafında ABD ve İsrail, diğer tarafında ise Müslüman İran ve direniş güçleri var. Siz hangi taraftasınız?
5- İslam dünyasının geleceğini düşünün. Şunu bilin ki, ABD size asla vefalı kalmaz ve İsrail sizin düşmanınızdır. Kendinizi ve bölgenin geleceğini bir an düşünün. İran sizin iyiliğinizi istiyor ve size hakim olma niyeti taşımıyor.
6- İslam ümmetinin birliği, var gücüyle tüm İslam ülkelerinin güvenliğini, refahını ve bağımsızlığını sağlayabilir ve garanti edebilir."
yorumunuz